Birleşik Krallık’ta çok sayıda yurttaşın bilgisi dışında helal ürün tükettiği gerekçesiyle hazırlanan helal ve koşer etiketleme zorunluluğu teklifi Avam Kamarası gündemine girdi. Düzenleme, tüketicilerin gıda tercihlerini güvenceye almayı ve piyasada şeffaflık sağlamayı amaçlıyor.
Muhafazakar Parti Tatton Milletvekili Esther McVey tarafından parlamentoya taşınan yasa tasarısı, 10 Dakika Kuralı prosedürü uyarınca kabul edilerek bir sonraki aşamaya ilerledi. Tüketicilerin mevcut şartlarda aldıkları etin niteliğini bilmediklerini dile getiren McVey, duruma ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:
paket servis restoranlarından hastanelere ve okullara kadar birçok alanda insanların bilmeden bu ürünleri aldığını
Girişimin tüketici iradesi, hayvan refahı ve açıklık temellerine dayandığına işaret eden McVey, dini yöntemlerle hazırlanan et ürünlerinin farklı inanç sahiplerine yahut bu kesim şeklini seçmeyen kişilere açık biçimde bildirilmesi gerektiğini belirtti.
Mevzuattaki İstisnalar ve Kesim İstatistikleri
Ülke kanunları hayvanlara acı veren uygulamaları kural olarak yasaklarken, dini gerekçeli kesim usullerini bu kapsamın dışında tutuyor. Birleşik Krallık’taki helal et üretim sürecinin yüzde 88’lik kısmında kesim öncesi uyuşturma adımı tatbik edilse de yurttaşların bu ayrımı görebileceği yasal bir etiketleme mekanizması işletilmiyor.
Kraliyet Hayvanlara Karşı Kötü Muameleyi Önleme Derneği (RSPCA) kayıtları, 2024 senesinde ülkede tahminen 30 milyon hayvanın uyuşturulma işlemi yapılmaksızın kesildiğini gösteriyor. Bahse konu usulde bilincin tamamen kapanması sığırlarda iki dakikaya, tavuklarda ise 18 saniyeye kadar uzayabiliyor.
