Adalar Belediyesi Meclisi’nde yapılan başkanvekilliği seçimini AK Parti adayı Kemal Türkyılmaz, son turda rakibi Aytül Ekşiyan karşısında 5’e 4 oy alarak kazandı. Ali Ercan Akpolat’ın görevden uzaklaştırılması ve Medine Pamuk’un istifasının ardından gerçekleşen oylama, partiler arasında usul tartışmalarına ve gerginliğe sahne oldu.
Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın tutuklanarak görevden el çektirilmesi sonrası göreve gelen Medine Pamuk, 14 Eylül tarihinde sağlık gerekçesiyle istifasını sundu. Boşalan koltuk için toplanan belediye meclisinde oylama süreci başlatıldı. İlk turda AK Parti adayı Türkyılmaz 5, rakibi Ekşiyan 4 oy elde etti. İkinci turda her iki isim de dörder oy alırken, Türkyılmaz lehine kullanılan 1 oy geçersiz sayıldı.
Oylamada Usul Tartışmaları ve Gerginlik
İkinci turun ardından seçim usulü üzerine çıkan anlaşmazlıklar salonda gergin anlara yol açtı. Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, emniyet güçlerine yetkisiz talimat verildiğini savunarak tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
Türkiye Cumhuriyeti parti devleti mi oldu? Sen mi veriyorsun polise talimatı yoksa divan başkanı mı veriyor? Bir siyasi partinin temsilcisi polise talimat veremez. Verecekse divan başkanı verir
Meclisteki sandalye dağılımının baskı ve tutuklamalarla değiştirildiğini öne süren Çelik, divana ve meclis üyelerine hitaben konuştu:
Bu mu sizin siyasetiniz? Hani milli iradeyi dilinizden düşürmüyordunuz? Ne oldu size? 10 tane meclis üyemiz vardı. Beşi tutuklandı. İki tane meclis üyesiyle Adalar halkının iradesine çöküp bana burada siyaset dersi mi vereceksin? Sen bana etik mi öğreteceksin? Sen bana ahlak mı öğreteceksin? Siz buranın iradesine çökmeye çalışan insanlarsınız.
Cezaevinde bulunan Fırat Durak’ın görevinden feragat ettiğini hatırlatan Çelik, meclis üyelerine yönelik baskı iddialarını sürdürdü. Yaşanan gerginliğin ardından CHP ve Yeni Parti heyetleri toplantı salonundan ayrıldı.
Özgür Çelik’ten Seçim İptali Başvurusu Açıklaması
Oylamanın ardından basına açıklamalarda bulunan Çelik, meclis üyelerinin tehdit edildiğini ve seçim prosedürünün hukuka aykırı işletildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
Kıymetli basın emekçileri, saygıdeğer yurttaşlarımız, kıymetli Adalılar…
Adalar’dayız. Meclis Başkan Vekilliği seçimi pazartesi günü yeterli çoğunluk sağlanamadığı için bugüne ertelenmişti. Ama bugün de yeni bir kumpas düzeniyle, Adalar halkının iradesine çökme girişimiyle sabahın erken saatlerinde karşı karşıya geldiğimizi görmüş olduk.
Nereden geldik bu noktaya? 2024 seçimlerinde Belediye Başkanı Ercan Akpolat dahil burada toplam 12 oy kullanma yeterliliğine sahip meclis üyesi vardı, başkanla beraber. Bunların 10 tanesi bizim listelerimizden seçilmişti. 2 tanesi de bugün Adalar halkının iradesine çöken, çökme girişimi yapan AKP’nin meclis üyesiydi.
Yani 10’a 2’lik bir tablodan bu noktaya nasıl gelindi? Önce bunu Türkiye kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.
Şu anda Belediye Başkanı Ercan Akpolat tutuklu. Belediye Başkan Yardımcısı Fırat Durak tutuklu. Mehmet Nuri Kaya tutuklu. İki tane meclis üyesi de daha önce tutuklandılar ve belli süreler sonra serbest kaldılar.
Şimdi burada normalde yapılan birinci seçimde beş meclis üyesi bizim adayımıza oy verdi. İki meclis üyesi AKP’nin adayına oy vermişti. Beşe ikilik bir denge vardı. Bu dengeyi değiştirmek için yine baskılarla, tehditlerle, şantajlarla, tekliflerle burada Adalar’da bir operasyon gerçekleştirdiler.
Meclis üyelerinin bir tanesinin Adalar sahilindeki dükkânını yıkmakla tehdit ettiler. Dediler ki, ‘Eğer AKP’ye oy vermezsen senin dükkânını yıkacağız.’ Öbürünü farklı gerekçelerle ve tutuklamakla tehdit ettiler.
İki tane meclis üyesini transfer ettiler. Bunu daha pazartesi günkü seçimden bir gün önce oturduk, meclis üyeleriyle birer birer konuşurken öğrendik. Açık açık söylediler: ‘Tehdit altındayız. Dükkânımız yıkılacak.’ Öbürü, ‘Tutuklanacağım, tutuklanmak istemiyorum. Bunun için Adalar halkının iradesine ihanet ediyorum’ dedi.
Tablo dörde üç noktasına geldi. Adalar halkının iradesine sahip çıkacağım diyen 3 meclis üyemiz vardı. Sonra biz cezaevindeki Fırat Durak isimli belediye meclis üyemizden talepte bulunduk. İstifa etti. Yerine yedekten bir meclis üyemiz geldi.
Tablo dörde dört döndü. Bir başka meclis üyemiz daha vardı. Tutuklanmış ve serbest bırakılmış. Onun da istifa etmesi için kendisine talepte bulunduk. Bize, ‘Ben istifa edersem beni tutuklayacaklar. Bu yüzden ben istifa etmiyorum’ dedi.
Ve dün gece şu anda cezaevinden çıkmış olan, görevden uzaklaştırma kararı olan iki meclis üyesinden bir tanesini AKP’ye oy verme karşılığında ikna ettiler. ‘Ya rozet takacaksın, AKP’ye oy vereceksin ya kelepçe takacağız sana’ dediler.
Onu da istifa ettirdiler. Bizim listemizden seçilmiş meclis üyesini istifa ettirdiler ve meclis dengesini, dörde dört olan en son aşamadaki meclis dengesini beşe dörde çevirdiler. Bir gece yarısı.
Şimdi tutuklanmış ve serbest kalmış bir başka meclis üyesi şu anda burada aramızda. Biz de bir dilekçeyle başvuru yaptık. Dedik ki, madem Nesimi Aday’ın da kısıtlılığı kaldırılsın, o da oy kullansın. İkisi de tutuklanmış, serbest kalmış.
Hayır. Çünkü niye? Nesimi Aday AKP’ye oy vermeyecek. Bizim adayımıza oy verecek.
Ve yine bürokrasinin içerisinde olduğu, burada bürokratların binalarının kullanıldığı bir akşam, gece operasyonuyla bir belediye meclis üyesi daha tehdit edilerek iradesi değiştirildi.
Oylama başladı. Oylama başladıktan sonra zaten tablo ortadaydı. Beşe dört bir sonuç çıktı birinci turda. İkinci turda beşe dört bir sonuç çıktı. Üçüncü turda biz, ‘Bu tiyatronun, bu Adalar halkının iradesine çökme girişiminin bir parçası olmayacağız. Biz bu oyunun bir parçası olmayacağız’ diyerek; onurlu, şerefli, haysiyetli, kendilerine teşekkür ediyorum, dört belediye meclis üyesiyle beraber o salondan ayrıldık. Oy kullanma salonundan.
Burada neler yaşanıyor? Bu seçim usulüne uygun gerçekleşmemiştir. Bu seçim iptal olmuştur.
Seçim nasıl usulüne uygun gerçekleşmemiştir? Çökme girişi ayrı bir meseledir. Seçimin usulüne uygun gerçekleşmemesi ayrı bir meseledir.
Daha divan kuruldu, oluştu. Seçim başlarken divan başkanı sözlü olarak yoklama yapmamıştır. Belediye meclis üyelerini tek tek, yoklamalarını almamıştır. Bu şekilde seçimi başlatmıştır.
Ayrıca görevden uzaklaştırma kararı olan kişinin, Yavuz Çiftçioğlu isimli, Adalar halkının iradesine ihanet eden, dün gece tehditle, baskıyla ikna edilen kişinin kısıtlılığının kaldırıldığına yönelik yazı meclise okunmamıştır.
Ayrıca bizim istifa ettirdiğimiz ve yerine gelen meclis üyemizin seçim kurulu kararıyla oy kullanma hakkı olduğu meclise okunmamıştır. En baştan bu birinci meseledir.
İkinci mesele şudur: Divanda şu anda iki aday vardı seçimde. İki adaydan bir tanesi divanda görevliydi. Divanda görevli olmasına rağmen belli bir aşama sonra şu anda divanda oturan üç kişiden bir tanesi bu seçimde adaydır.
Bayrampaşa’da divanda oturan üç kişiden birisi aday olduğu için ve seçimi kazandığı için seçim iptal edilmişti. Dolayısıyla buna yönelik itiraz dilekçemizi verdik. Divanda şu anda oturan üç kişiden bir tanesi adaydır. Bu seçim bu şekilde devam edilemez. İptal edilmelidir.
Buna rağmen seçimleri devam ettirdiler. Şimdi bu seçimle ilgili bir iptal başvurusunu gerçekleştireceğiz. Bu seçim usulüne uygun yapılmamıştır. Az önce saydığım gerekçelerle iptal başvurusunu gerçekleştireceğiz.
Şimdi geliyoruz burada ortaya çıkan tablonun sebepleriyle ilgili ve sonuçlarıyla ilgili birkaç cümleye.
Az önce ifade ettim. Bir tanesi dükkânı yıkılmakla tehdit ediliyor. Bir tanesi tutuklanmakla tehdit ediliyor. Saf değiştiriyorlar. Bir tanesi gece yarısı burada bürokratlar eliyle kısıtlılığı kaldırılıyor ve yine tutuklanma tehdidi ve baskısı altında taraf değiştiriyor, saf değiştiriyor.
Bu şekilde Adalar halkının iradesine çökmeye çalışıyorlar.
Adalar halkı burada bir karar verdi. 2024’te Ercan Akpolat belediye başkanı seçildi. Yanında 9 meclis üyesiyle beraber seçildi. Tarihi bir oy farkıyla seçildi. Yarın burada sandık kurulduğunda bu sefer Adalar’da yüzde 90’la Adalar halkı buna cevap verecek. Bu birinci boyut.
İkinci boyut da şu: Bu uygulamalarla, geçtiğimiz haftalarda Üsküdar’da yaptıkları uygulamalarla, bugün Adalar’da yaptıkları uygulamalarla milletin genel seçimlerdeki sandığa olan umudunu kırmaya çalışıyorlar.
Buradan yurttaşlarımıza sesleniyoruz: Asla hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın.
Adalar’da 10 belediye meclis üyesinin 5 tanesini tutuklayıp, 2 tanesini tutuklamayla tehdit edip, transfer ederek Adalar halkının iradesine çökmeye çalışabilirler. Üsküdar’da belediye meclis üyelerini gözaltına alıp, belediye meclis üyelerini tutuklayıp, onlar daha gözaltındayken seçim yaparak, bir gün öncesinden insanları tutuklamayla, patronlarını tutuklamayla tehdit ederek iradesine çöktüler. Bunu yapabilirler.
Ama bir genel seçim sandığı milletin önüne geldiği zaman Türkiye’de 57 milyon seçmeni hapishanelere tıkamazlar. Türkiye’de 50 milyon seçmeni nezarethanelere tıkamazlar. Türkiye’de 86 milyon yurttaşı yargı baskısıyla, tutuklamayla tehdit edemezler.
Hiç kimse sandığa yönelik umudunu kaybetmesin.
Biz bugün Adalar’da yüzümüzü millete döndük. O salonu terk ettik, yüzümüzü Adalar halkına döndük. Biz İstanbul’da yüzümüzü 16 milyon İstanbulluya döndük. Biz Türkiye’de yüzümüzü 86 milyona döndük.
Millet büyüktür. Milletin üzerinde hiçbir kuvvet yoktur. Hiçbir güç yoktur.
İstedikleri kadar yargıyı devreye soksunlar. İstedikleri kadar valileri, kaymakamları devreye soksunlar. İstedikleri kadar kolluk gücünü devreye soksunlar. Sandık konusunda hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın.
O sandığı milletin önünden hiç kimse kaçıramaz. Millet buna izin vermeyecek. O sandık gelecek. Bu yaptıklarının hepsinin bedelini millet onlara ödetecek.
Biz yüzümüzü Adalar halkına döndük. Adalılar burada. İstanbullular… Yüzümüzü İstanbullulara döndük.
Her gün, her gece İstanbul’da 16 milyon yurttaşın hanesinde, Türkiye’de 86 milyon yurttaşın hanesinde vicdan mahkemeleri kuruluyor.
Kumpas mahkemeleri Silivri’de kuruluyorsa, buralarda kumpaslarla belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin, halkın iradesine çöküyorlarsa; her gece 86 milyon yurttaşın evinde vicdan mahkemeleri kuruluyor.
O vicdan mahkemeleri sandık günü geldiğinde tecelli edecek.
Millet büyüktür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın.
Başkanvekilliği oylamasının ilk olarak 21 Eylül günü yapılması kararlaştırılmış, fakat CHP ve Yeni Parti meclis üyelerinin oturuma katılmaması sebebiyle yeter sayı bulunamamış ve süreç 23 Eylül tarihine ertelenmişti. Gazeteci İsmail Saymaz da seçim öncesindeki değerlendirmesinde, CHP grubundan bazı üyelerin AK Parti adayı yönünde oy kullanabileceğine ve meclisteki dengelerin değişebileceğine dikkat çekmişti.

