Mobil ölçümleme ve veri analitiği şirketi AppsFlyer, 2026 yılına yönelik teknoloji ve inovasyon trendlerine dair öngörülerini paylaştı. Şirketin Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu Satış Direktörü Ece İnanç Stepien, yapay zeka ajanlarının iş süreçlerine entegrasyonu ve veri kalitesinin stratejik önemini değerlendirdi.
Stepien, yapay zeka araçlarının artık sadece deneme aşamasında kalmayacağını, iş akışlarını yöneten ve karar alma süreçlerini yönlendiren aktif unsurlara dönüşeceğini belirtti. Bu dönüşümün verimlilikten büyümeye geçişi sağlayacağını vurguladı.
“Yapay zekanın verimlilikten büyümeye geçeceği nokta burasıdır. Asıl açılım; temiz, bağlantılı ve yapay zekaya hazır veri ile MCP gibi açık protokollerde yatmaktadır. Bu altyapılar, büyük dil modellerinin halüsinasyon yapmadan kurumsal bağlamı anlamasını sağlamaktadır.”
Son on yılda veri toplama odaklı stratejilerin yerini veri yapılandırma yeteneğine bıraktığına dikkat çekildi. Şirketlerin rekabet avantajı için metaveri ve veri keşfedilebilirliği gibi unsurları stratejik varlıklar olarak görmesi gerektiği ifade edildi.
“Önümüzdeki on yılda, verisini yönetip yapılandırabilen şirketler öne çıkacaktır. Temiz ve işlenebilir bir veri altyapısı olmadan yapay zeka yalnızca bir stajyerden ibaret kalır.”
Üretken yapay zeka araçlarının, pazarlama ve ürün geliştirme süreçlerindeki yaratıcı ve analitik aşamalar arasındaki engelleri kaldırdığı belirtildi. İnsan muhakemesi ile makine algoritmalarının entegrasyonunun, fikir üretme, test etme ve pazara sunma hızını artırdığı ifade edildi.
Öte yandan, sektörde sıkça dile getirilen “her şey otonom olacak” söyleminin 2026 yılı için gerçekçi olmadığı savunuldu. Gerçek otomasyonun yüksek kaliteli veri ve güçlü bir yönetişim gerektirdiği aktarıldı.
“Yapay zeka ajanları bağımsız hareket edebilir, ancak bunu yalnızca iyi tanımlanmış doğru verilerle yapabilirler. Aksi takdirde tam otonomi iddiası, sistemlerin hızlıca hata vermesiyle sonuçlanır.”
Stepien, teknoloji alanında kariyer hedefleyen genç profesyonellere, “sistemin değişim hızından daha hızlı öğrenmeleri” tavsiyesinde bulundu. Hata yapmaktan çekinmeyen, deneme-yanılma süreçlerinden ders çıkaran ve ürünlerini sürekli güncelleyen ekiplerin bu yeni dönemde daha başarılı olacağı belirtildi.
Modern iş dünyasında kariyer ilerleyişinin artık doğrusal olmadığını belirten Stepien, profesyonellerin gelişimlerini destekleyecek, onları zorlayacak ve yeni fırsatlar yaratacak kişilerden oluşan bir “kişisel yönetim kurulu” kurmalarının önemini vurguladı.




